Yoga Yapmak Çocuklara Sevmeyi Öğretiyor

İnsan yaş almaya başladıkça rekabet yavaş yavaş hayatlarına dahil olmaya başlar. Dersler, sınavlar, yapılan spor dalının maçları, iş ortamı gibi daha birçok alanda rekabet insan hayatına dahil olur. Bu durum kimi zaman eğlenceli ve motive edici olsa da zaman zaman yıpratıcı da olabilir.

Bu yazıda rekabetin negatif taraflarını ele arak, yoganın bun durumları nasıl pozitife çevirebileceğinden bahsedeceğim.

Rekabetle yüz yüze gelinen ilk ortamlardan bir tanesi okul hayatıdır; dersler, sınavlar çocuğu diğer çocuklar ile kıyaslayan her türlü aktivite. Bu tip durumlar yüzünden çocuklarda henüz erken yaşta kaygı, endişe ve yetersizlik gibi olumsuz duygular ortaya çıkabilir. Çocuklar kendilerini diğeri ile kıyaslayarak kişiliğini tanımaktan uzaklaşabilir. Kendi isteklerini göz ardı ederek, genel geçerli olguları veya çoğunluğun isteğini kendi de istiyormuş sanabilir. Henüz kendini tanımadan ve bilmeden yaptığı işler onun farkında olmadan mutsuz ve başarısız olmasına neden olabilir.

Yogada Yargılama ve Rekabet Yoktur

Yoga, bireysel olarak da grup olarak da yapılsa rekabet ve yargılamayı barındırmaz. Yoga pratiğinde sınır kişinin kendisidir. Bir hareketi ya da nefes pratiğini uygulayan kişi kendi bedenine göre en uygun olanı yapar. Ya da yapılan bir meditasyon çalışmasında da aynı şekilde sınır kendi zihnidir. Başkasının zihnindeki bir imgelem ile yarışamayacağı gibi fiziksel açıdan da başkası ile yarışmamalıdır. Kısacası aynı derse katılan arkadaşı veya partneri ile birebir aynı olmak zorunda değildir. Sınıftaki diğer öğrencilerden iyi veya kötü olması söz konusu bile değildir. Yoganın sınırlarını belirleyen kişinin kendisidir. Daha iyi olması ise kendisine kıyas ile gözlemlenebilir.

Bu yüzden çocuk yogası derslerinde oynanan oyunlar bile tamamen çocuğun bütünsel gelişimine faydalı olmalıdır. Bu yüzden oyunlarda da pratiklerde olduğu gibi kesinlikle rekabet yoktur. Çocuk yogada ne yapıyorsa kendi için ve kendi sınırlarında yapmalıdır. Okulun aksine kimseyi geçmesi veya sınıfın en iyisi olabilmek için kendi sınırını zorlaması gerekmez. Bu durum da çocukların yogayı sevme nedenlerinden bir tanesidir.

Yoga Yapmak Kendilerini Sevmeyi Öğretecek

Çocuklar rekabetin ve yargılamanın olmadığı bir ortamda kendilerine odaklanırlar. Örneğin yoga pratiğinde kedi olan bir çocuk diğer arkadaşından daha iyi bir kedi olmaya değil kendi olduğu kedi haline odaklanır. Kedisi ne yapmak istiyor, nelerden hoşlanıyor. O anda yalnızca eğlenen çocuk düzenli yoga sayesinde fark etmeden kendi isteklerini algılamayı öğrenir. Kendini keşfetmeye ve tanımaya başlar. Kendini tanıdıkça isteklerinin, arzularının, duygularının ve kararlarının ne şekilde olduğunu hayatının en başında fark etmeye başlar. Kendini anlayan çocuk kendini daha çok sevecek ve öz değerinin erken yaşta farkına varacaktır. Aynı zamanda başkalarına da değer vermeyi, sevmeyi de öğrenecektir. Çünkü diğer arkadaşları da aynı kendi kedisi gibi istekleri olacak ve onları yapacaklardır. Zaman içinde diğer insanları bir rakip olarak değil de onların da kendileri gibi bir yolda yürüyen farklı birer birey olduğunun farkına varacaktır. Bu sayede kendine gösterdiği saygıyı erken yaştan itibaren çevresine de gösterecektir. Çocuk eğitim hayatında rakiplerine odaklanmak veya sınav kaygısı yaşamak yerine kendi yolunu çizmeye odaklanacaktır.

Çocuklar Yoga İle Vücutlarını Tanıyor

Geçtiğimiz hafta düzenli yoga pratiğinin günlük hayatta ve diğer spor aktivitelerindeki sakatlanmalar karşı etkilerinden bahsetmiştim. Bu hafta da yoganın çocuklar üzerindeki fiziksel faydalarını biraz daha açmayı düşünüyorum.

Ben yogaya başladığımda 19 yaşımdaydım ve çok keyif alarak yogayı hayatımın bir parçası haline getirdim. Başlarda bedenime ve hayatıma iyi gelen yoganın zamanla hayatımın birçok alanında farkındalık yarattığına tanık oldum. -Daha sonraki yazılarda hepsine tek tek değineceğim fakat bugün fiziksel farkındalıklardan bahsedeceğim. Bu fiziksel farkındalıkların özellikle çocuk yaştan itibaren ne gibi faydalar sağladığını anlatmaya çalışacağım. – Yoga yaptığım süre boyunca zamanla bedenimi tanımaya başladım. Bedenimin hangi olaylara nasıl tepki verdiğini, hangi duygu durumunda ne gibi değişiklikler yaşadığını hem bütünsel olarak hem de tek tek öğrenmeye başladım. Aslında ben vücudumla 19 yaşımdan sonra tanışmaya yani onun dilini anlamaya başladım (hala da öğrenmeye davam ediyorum). Tabi ki bu sayede bedenime zarar verebilecek duygular ve olaylara karşı nasıl önemler almam gerektiğini zaman içinde anlamaya başladım. Bu yüzden de yogaya ne kadar erken başlanırsa kişinin bedenini o kadar erken tanıyacağını söyleyebilirim.

Peki biz bedenimizi tanımaya başlarken yoga bedenimizde ne gibi fiziksel faydalar sağlar?

Çocuk Yogası Sayesinde Erken Yaştan İtibaren Bedendeki Tüm Kaslar Güçlenmeye Başlar

Öncelikle yoga yetişkinlerde de olduğu gibi çocuklarda da tüm beden kaslarını esneterek, güçlenmesine yardımcı olur. Çocuklar henüz esnek bir beden yapısına sahipken yoga sayesinde esnekliklerini korumaya devam ederler. Yoga esnasında uygulanan her bir asana birden fazla kası aktive ederek zaman içinde bedendeki tüm kasların çalışmasına neden olur. Günlük rutinlerimizde çoğunlukla aynı kasları kullanırız bu yüzden de düzenli yoga yapmak kullanılmayan kasların da çalışıp, güçlenmesine yardımcı olur. Kaslardaki bu güçlenme de sakatlanma ve yaralanma ihtimallerini düşürür.

Ergenlik Döneminde Çocuk Yogası

Özellikle ergenlik döneminde olan çocuklar için oldukça faydalı olan yoga; çocukların özgüvenini arttırmak dışında fiziksel anlamda da onlar için gereklidir. Tüm yoga hareketlerinin en önemli özelliklerinden biri olan omurga dikliği henüz ergenliğe girmekte olan ve kamburluk gibi duruş bozuklukları yaşayan çocuklar için oldukça faydalıdır. Okul sıraları ve video oyunları ile geçirilen zamanlarda duruş bozuklukları (özellikle kamburluk) bu yaş gruplarında yeni yeni başlamaktadır. Yoga sayesinde çocukların erken yaşta duruş bozuklukları hiç oluşmadan giderilebilir. Bu sayede omurga ve omurga çevresindeki kaslar sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam eder.

Doğru duruş nefes egzersizleri için de oldukça önemlidir. Omurganın dikliğini koruyarak yapılan nefes egzersizleri solunum sistemini iyileştirir. Yoga duruşları ve nefes çalışmaları sayesinde göğüs kafesi genişler, akciğer kapasitesi artar ve solunum düzenli bir hal alır.

Gelişme dönemindeki çocuklarda oluşan kas ağrıları da düzenli yoga pratikleri sayesinde iyileşebilir. Büyüme ile doğru orantılı yapılan egzersizler kasların gelişimini olumlu yönde etkilerken, kas ağrılarının da azalmasına yardımcı olur.

Ergenlik döneminin diğer bir problemi ise hormonal dengesizliklerdir. Asanalar arasındaki geçişler sayesinde salgı bezleri aktive olur. Bu aktivasyon ile hormonlar sağlıklı bir şekilde çalışarak dengelenir. Yoga duruşlarında ve duruşlar arasındaki geçişlerde salgı bezleri çalışır bu sayede hormonlar dengelenerek ergenlik sürecinin daha kolay geçmesine hormonal açıdan da kolaylaşır.

Kısacası yoganın yalnızca fiziksel değil zihinsel ve ruhsal anlamda da insanlar üzerinde çok fazla faydası gözlemlenebilir. Bu yazıda yalnızca birkaç fiziksel faydaya değinerek erken yaşta yogaya başlamanın çocukluk ve ileriki dönemlerde ne gibi yararlar sağladığını aktarmak istedim. Yoganın faydalı olabilmesindeki bir diğer etken ise devamlılıktır. Son olarak yoga pratiğini küçük yaştan itibaren alışkanlık haline getirebilmenin oldukça önemli olduğunu bir kere daha belirtmek isterim.

Yetişkinler Kadar Çocuklar İçin De Faydalı Bir Pratik Olan Yoga, Çocuk Yogası

Yaşadığımız toplumda mutlaka herkesin bir şekilde yoga ile tanışıklığı var. Kimimiz yoga stüdyolarında, kimimiz internetteki videolarda, kimimiz de çevremizden duyduğumuz kadarı ile yogayı biliyoruz veya hayatımıza dahil ediyoruz. Çok eski bir pratik olan yoga günümüzde sadece jimnastik benzeri hareketler, meditasyon ve nefes olarak bilinmektedir. Aslında yoga daha derin bir felsefesi olan bir yol, bir yaşam biçimidir. Yogayı yaşam biçimi haline getirmek demek kısaca kendimizi fiziksel, zihinsel ve ruhsal anlamda tanımak demektir. Zaman içinde doğayı ve tabii ki insanları tanıyarak uyum içinde yaşamanın keyfine varırız. Yoga sayesinde kazanılan farkındalık çoğu olaya karşı tüm duygularımızı (olumlu ve olumsuz) yaşayarak çözüm odaklı yaklaşmamızı sağlar.

Bu değerli yolculuğa ilk adım öncelikle bedeni tanımaktan geçer. Bu da çoğunlukla stüdyolarda, videolarda tanık olduğumuz yoga pratiği ile başlar. Bu pratikler akışlarına göre çeşitlilik gösterir fakat temelde hepsinin amacı aynıdır.

Yoga yaparken hareketler (asanalar) bizim beden sınırlarımızı görmemizi, bedenimizi tümü ile tanımamızı sağlar. Nefesler ile zihnimizi ve bedenimizi rahatlatmayı öğrenerek hayatta yaşadığımız ve yaşayacağımız her olaya daha farkında yaklaşmaya başlarız.

Yoga Herkesin Yapabileceği Bir Pratiktir

Bedeninin sınırları ve uygun koşullar içerisinde herkes yoga yapabilir. Her beden yapısı ve her yaş grubu için yoga yapmak mümkündür. İnsanların yoga ile tanışmaları kimi zaman erken kimi zaman geç olabilir. Düzenli yapıldığı takdirde yoga ile yaşadıkları farkındalıklar insanları mutlu ederek, yaşamlarını keyifli bir hale dönüştürür.

Ben yoga ile 19 yaşımda tanıştım. Geç bir yaş olmasa da daha erken tanışmayı isterdim. Bu düşünce ile insanların hayatına daha erken yaşta yoganın girmesi ve bunu bir alışkanlığa dönüştürmelerine yardımcı olmak isteyerek, çocuk yogasında uzmanlaşmaya karar verdim.

Nedir Bu Çocuk Yogası?

Yogayı çocukların hayatına erken yaşta dahil edebilmek adına asanaları, nefesleri ve meditasyonları eğlenceli hale getirerek oyunlaştırmaya çocuk yogası deniyor. Onların en güzel öğrenme biçimi olan oyunlar ve hayalleri yogaya uyarlıyor. Çocuk yogası bir tema üzerinden hazırlanarak; nefes egzersizleri, asana pratikleri ve meditasyon çalışmaları olarak uygulanır. Çocuklar oyun oynadıklarını düşünerek yoga yapar. Kimi zaman bir hikâyenin kahramanı olarak kimi zaman da taklitler ve roller yaparak hareketleri uygularlar.

Yoganın faydaları her yaştaki insan için saymakla bitmez. Çocukların yetişkinlere göre en büyük avantajı erken yaşta yogayı hayatlarına dahil etmeleri ve faydalarından erken yaşta yararlanmalarıdır. Çocuklar zaten doğdukları andan itibaren esnek bir vücut yapısına ve geniş bir hayal gücüne sahiptir. Yoga zaten esnek beden yapısına sahip olan çocukların esnekliğini koruyarak, fiziksel olarak deforme olmayı da engeller. Psikolojik açıdan ise henüz geniş bir hayal gücüne sahip çocuklar zamanla hayal güçlerini kaybetmek yerine bu özelliklerini koruyarak yaşamlarına dahil ederler. Bu da gençliklerinde ve yetişkinliklerinde farkındalık sahibi ve çözüm odaklı olmalarına olanak sağlar.

Yoga çocukların sosyal kimlikleri açısından da oldukça değerli bir pratiktir. Kendilerini yeni tanımaya, bedenlerini henüz yeni keşfetmeye başlayan çocuklar yoga pratikleri sayesinde henüz her şeyin başında kendilerini olabildikleri en iyi şekilde tanırlar ve ifade edebilirler. Böylelikle özgüven, sevgi, saygı ve öz saygı gibi değerleri içselleştirerek kendilerini ve başkalarını da sevmeyi de öğrenirler. Farkındalık sahibi çocuklar küçük yaştan itibaren doğaya uyum ve doğadaki tüm canlıların varlığına saygı duymayı öğrenir.

Her Çocuk Yoga Yapabilir

Çocuklar küçük yaştan itibaren yoga yapabilirler. 5 yaşına kadar bir ebeveyninin de yardımı ile yapacakları yoga pratiğini, 5 yaşından sonra tek başlarına yapabilirler. Bu sayede erken yaşta kendi kişisel alanlarını da yaratmaya başlayacaklardır.

Çocuk yogası sınıfları yetişkinlerden biraz daha farklı olarak yaş gruplarına göre şekillenir. Çocukların ilgi alanları, motor ve duygusal gelişimleri, odaklanma süreleri gibi konular baz alınarak sınıflar oluşturulur. Çocuklar yaş gruplarına göre derslerine katılır. Temalar aynı olsa bile içerisindeki pratikler de mutlaka yaş gruplarına göre şekillenir.

Çocuklar Yoga Yapmayı Çok Seviyor

Çocukların büyük bir çoğunluğu yoga yapmaktan çok keyif alıyor. Ben bunu birlikte yoga yaptığımız tüm çocuklarda gözlemliyorum. Online derslerde bile her hafta aynı keyif ve motivasyonla ekranın karşısına geçiyorlar. Çocuklar ne kadar keyif alıyorsa eğitmen de aynı keyfi alıyor derslerden. Çocukların enerjisi hemen karşı tarafa geçiyor.

Fiziksel anlamda çocuk yogası dersleri yetişkin yogasına göre daha yorucu oluyor. Çünkü çocukların enerjisine uyumlanabilmek adına pozlar arasındaki geçişler atlayıp zıplayarak yapılıyor. Pozlar da yetişkin yogasındaki duruşlardan farklı olarak daha hareketli. Bu yüzden çocuk yogası derslerinden çıkarken yetişkin yogasındaki gibi dinginlik ile çıkmak zor oluyor. Fakat çocuk yogasına başladığınız halden daha enerjik bir şekilde dersten çıkılıyor.

Çocuk yogası derslerinin bir diğer keyifli tarafı ise hemen geribildirim alabilmek. Olumlu ya da olumsuz verdikleri tepkiler anında oluyor. Heyecanları, mutlulukları, üzüntüleri, endişeleri… Tüm duyguları hemen yüzlerinden anlaşılıyor veya yüzlerine bile yansımadan size söylemiş oluyorlar. Bu sayede çocuklarda yönlendirme yapmak çok daha kolaylaşıyor. Duygu durumlarına göre dersi yönlendirebilmek daha rahat oluyor.

Yogayı Seven ve İçselleştiren Çocuklar

Geçtiğimiz hafta beni çok ama çok mutlu eden sürprizlerle karşılaştım. 2014 yılından beri 21 Haziran “Uluslararası Yoga Günü” olarak kutlanmakta. Hiçbir çocuk yogası sınıfımda Yoga Günü’nden bahsetmemiştim bu yüzden de bir kutlama veya mesaj beklemiyordum. Fakat benim minik yoginilerim, yogilerim beni hem çok duygulandıran hem de çok mutlu eden kutlamalar yaptılar. Belki bir yakınlarından belki internetten bugünü öğrenerek, mesajlar ve resimler ile kutladılar.

İlkokul ikinci sınıflarda ders verdiğim bir sınıf kendileri organize olup Yoga Günü için resim çizmek istemişler. Sonrasında sınıf öğretmenleri aracılığı ile resimlerini benimle paylaştılar.

Henüz kısa bir süredir yaptıkları bir pratik olan yogayı hayatlarının parçası haline getirerek, içselleştirmiş olmaları beni çok mutlu etti. Çünkü bu demek oluyor ki her bir nefes çalışması, her bir hareket hayatlarının bir parçası olarak onlara fayda sağlamaya başladı bile. Küçük yaşta edinilen her alışkanlık gibi yoga da hayatlarında olmaya ve onlara fayda sağlamaya devam edecek.

Çocuklar Yogayı Hayatlarına Kolayca Dahil Ediyorlar

Bu kutlamalar bana çok büyük sürpriz olsa da aslında çocukların yogayı hayatlarına hızlıca dahil ettiklerini birçok kez gözlemledim. Bunu birlikte yoga yaptığım birçok öğrenciden biliyorum. Büyük yaş gruplarında pratikleri uygularken çalışmaların hayatlarının hangi alanlarında kullanabileceklerini de anlatıyorum. Ne zaman hangi nefes tekniğini uygulamaları gerektiğini ya da duygu durumlarına göre meditasyon çalışmalarını nasıl ne şekilde yapacaklarını anlatıyorum. Zaman içinde kendileri de bana benzer sorular soruyorlar. Birçok çocuk endişelendiği veya heyecanlandığı durumlarda neler yapması gerektiğini bilmek istiyor.

10 yaşında bir öğrencim bu konularda bana sıklıkla sorular soruyor. Dersimiz olmadığı günlerde mail atarak yaşadığı duygu durumu ile ilgili ne yapabileceğini öğrenmek istiyor. Derslerde yaptığımız teknikleri hatırlatarak önerilerde bulunuyorum. Yogayı bu şekilde günlük hayatına dahil ettiğine tanık olmak beni çok mutlu ediyor. Yalnızca keyifli bir ders geçirmek değil de uzun vadede de yarar sağlayacak farkındalığa aracı olabilmek muhteşem bir şey.

6 yaşında bir öğrencim ile olan başka bir örnekten daha bahsetmek istiyorum. Bir dönem dişinde yaşadığı problem yüzünden diş hekimine gitmek zorunda kalıyor. Henüz 2-3 ay olmuştu beraber yoga yapmaya başlayalı. Operasyon başlamadan önce diş hekimi korkmaması için gözlerini kapatıp hayal kurmasını söylüyor. O da şu cevabı veriyor; “Ben zaten hayal kurmasını biliyorum çünkü yoga yapıyorum” diyor. Daha sonra da işlem sırasında da gözlerini kapatarak, sakince duruyor. Bana bu anıyı annesi anlatmıştı. Ben de daha sonra derste dişinin nasıl olduğunu sordum ona. Hiç canının yanmadığını söyledi ve bana gözlerini kapattığında hayalinde neler gördüğünü anlattı.

Çocukların yogayı sadece sevmekle kalmayıp, günlük hayatlarında da kullanması, bu güzel geri dönüşler ve daha fazlası… Çocuk yogası alanında uzmanlaşmamın ve çocuklarla çalışmamın ne kadar doğru olduğunu bana her defasında gösteriyor. Bunun için tüm minik yoginilerime, yogilerime teşekkür ederim. Hepinizi çok seviyorum!

Her Çocuk Yoga Yapabilir

Bu yazıda bana sıklıkla sorulan sorulardan birini detaylı olarak cevaplamak istiyorum. Çoğunlukla anne ve babalar çocuklarının esneklik nedeniyle yoga yapıp yapmayacağı yönünde kaygı duyuyorlar. Çocuğum yoga yapacak kadar esnek mi, Bedeni yoga yapmaya uygun mu, Çocuğum hareketler esnasında sakatlık yaşayabilir mi, gibi sorular sıklıkla soruyorlar.

Öncelikle yoga yapmanın kesinlikle esnek olmakla bir ilgisi yoktur. Her yaş ve her beden yoga yapmak için uygundur. Doğru yoga pratiği ise bedenin sınırlarına göre yapılandır. Bedene acı vermek ve bedeni zorlamak zaten yoga felsefesine tamamen terstir. Yoga pratiği bedeni zorlamadan esnekliği arttırmaya yardımcı olur. Bu yüzden de yoga yapmak için ne ideal bir esneklik gereklidir ne de ideal bir beden yapısı.

Çocuklar Yetişkinlere Göre Daha Esnekler

Çocukların beden yapısı yetişkinlere göre daha esnektir. Zaman içinde bu esneklik ne yazık ki azalır. Öncelikle okul hayatı ile başlayıp; sırada uzun süreli oturmalar, ödev ve ders çalışma esnasındaki masada uzun süre vakit geçirmek. Arkasından çalışma hayatı ile sürekli masa başında oturma ve egzersizlere zaman ayıramamak bedenin esnekliğini azaltmaktadır. Bu yüzden de çocuklar esnek yapıları sayesinde yoga duruşlarını yetişkinlere oranla daha kolay yapabilmektedir.

Yoga Çocukların Sakatlanma İhtimalini Azaltır

Ebeveynlerin diğer bir kaygısı olan yaralanmalar ve sakatlanmalara gelirsek. Bu konuda da kesinlikle endişelenilmemeli. Çünkü asanalar (yoga duruşları) uzmanlar eşliğinde yapıldığı takdirde kişinin özel bir durumu yoksa yaralanma ve sakatlanma söz konusu olmaz. Aksine yoga yapmak beden yapısını ve kasları güçlendirerek, çocukların diğer egzersizlerde veya günlük hayatlarındaki yaralanma ve sakatlanma oranlarını düşürmektedir.

Düzenli olarak yoga yapan çocuklar esnemeyi gerektiren duruşlar sayesinde sağlıklı bir beden yapısına sahip olurlar. Bu durum vücut koordinasyonlarının oluşmasına ve güçlenmesine de yardımcı olur. Yogaya düzenli devam etmek çocukların vücut dayanıklılığı arttırır. Bu sayede çocukların diğer fiziksel aktivitelerde ve günlük rutinlerinde yaralanma riskleri azalır.